EBRU SANATI

Hayallerin Su Üzerindeki Dansı Renklerin, boyaların ve hayallerin su üzerinde gezmesi diyebiliriz. Tarihçesi ve ortaya çıkışı 400 yıl kadar bir geçmişi olduğu çeşitli kaynaklarda yazmaktadır. Geleneklerimizde ve Osmanlı'da çok kullanılan bu sanatın şimdilerde uygulanması pek de yaygın değildir. Kitre sayesinde yoğun su üzerinde özel olarak hazırlanan malzemeler ve boyalar sayesinde yapılmaktadır. Doğu topraklarından Avrupa'ya yayılması nedeniyle Ebru sanatına Türk kâğıdı denilmiştir. Bu sanatın nerede çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Çeşitli İran kaynaklarında Hindistan'da bazı kaynaklara göre ise Türkistan'da ortaya çıktığı belirtiliyor. Ebru sanatını sadece Orta Asya ile sınırlı kalmayıp Avrupa'ya da yayılmıştır. İlk önce Almanya'da ardından Fransa, İtalya ve Amerika'da örneklerine rastlanmıştır. Bu sanatın köklerinin 9. ve 10. yüzyıllara kadar uzandığı söylenir. Halen günümüzde devam eden bu önemli mirasımız 2014 yılında UNESCO tarafından dünya miras listesine alınmıştır. Osmanlı padişahlarının sanata ve bilime önem verdiğini biliriz. Osmanlı saraylarında birçok Ebruzen yetiştirilmiş, hatta III. Ahmet'in hat ve ebru sanatına ilgi duyduğu bunlarla ilgili çalışmaları olduğu söylenir. Bu dönemde ebrulu kâğıtların devlet belgelerinde kullanıldığını belirtilir. Buradaki amaç tahribat girişimini engellemeyi amaçlamıştır. Günümüzde çek, senet ve paraların üzerindeki karmaşık desenlerin mantığı buna dayanır. Günümüzde boyaların suyun üzerinde dans ettiği bu sanat ‘’suyu yüzü’’ resmi özelliğini yitirmeden köklü değişikliklerle zanaattan sanata dönüştü. Resim, minyatür, fotoğraf gibi diğer sanatlarla birleşerek yeni eserler ortaya çıktı. Filmlere, dizilere konu olan bu efsanevi ve terapi özelliği taşıyan sanatın değeri de arttı. Ebru sanatında kullanılan malzemeler de tamamen doğadan elde edilen özel malzemelerdir. Ebru sanatından ayrıca yüksek bilgi ve beceri deneyimlerine sahip olan Fuat Başar 2010 yılında yaşayan insan hazinesi ilan edilmiştir. Bu sanatın gerekliliğinin devamına inandığı ve Türklerin bu sanattan vazgeçmemesi gerektiğini söylemiştir. Bu bakımdan az sayıdaki sanatsal faaliyetlerimiz desteklenmeli, onlara sahip çıkılmalıdır. Türk kâğıdı süsleme sanatımız olan Ebru sanatımızı tanıtmaya geliştirmeye ve bu sanata önem vermeye devam etmeliyiz.

EBRU SANATI