İnsanca ve Kardeşçe Davranmanın Hesabı

insanoğlu dünyaya geldi ve alışılmadık macera başladı. Etimizle, kemiğimizle ve en önemlisi ruhumuzla mutlu merhaba nâraları atarak giriş yaptık sonradan küfürler savuracağımız bu gezegene. Evet merhaba dünya, ben insanoğlu. Sana nice eziyetler çektirmek üzere merhaba :)

İlk adımınla hayat mücadelen başlamış görünüyor değil mi dostum? Aslında hayat mücadeleni kendine karşı vermen gerekirken insanlara karşı veriyorsun. Karşılaştığın ilk zorluk, emeklemeden yürümeye geçiş aşamasıydı. Bak şimdi çıta nereye kadar yükseldi. İki yüzlü insanlar, merhamet duygusundan nasiplenmemiş varlıklar, ayağını kaydırmaya çalışan tipler, insan olmanın beraberinde getirdiği zorunlu vasıfları taşımayan insanlar...



Dış çevrenin zorluk çıtası yükseldi bundan eminim dostum ama sana asıl sormam gereken soru ‘’ya senin mücadele azminin çıtası ne alemde?’’. Artık insan rolü yapan varlıklara karşın sen de mi insanlığını kaybedeceksin? Hayır, hayır beni yanlış anlama lütfen. Mücadele azmin onlardan daha iyi rol yapmak değil, insan olmanın beraberinde getirdiği vasıfları en iyi şekilde dışa vurmak senin mücadelen. Onlarla kesinlikle aynı tarafta değilsin. Bunu aklından çıkarma. Kötülüğün krallığına karşı iyiliğin rehberi sensin.



Bazen içinden nice iyilikler, şefkatler geçirerek birine yardım etmek istersin. Karşı taraf ise senin bu kardeşçe tutumunun hesabını sorar. Bak dostum! Hiçbir zaman kardeşçe yaptığın hareketin hesabını vermek zorunda değilsin. İnsan başka şeylerden hesaba çekilmeli örneğin içerisinde sevgi beslemeyen biri hesaba çekilmeli.


Günümüzde yapılan yardım ve düşünceli hareketler bile artık diğerlerinin gözünden ‘’prim’’ olarak değerlendiriliyor. Bir yaşlıya yardım mı ettin, vay primci seni! Bir yardım kuruluşuna para mı verdin, primci seni! Nasıl bir yaratığa dönüşüyoruz? İnsanca, kardeşçe yapılan hareketlerimiz kimileri tarafından etiketleniyor kimileri tarafından ise hesaba çekiliyor. Benim güzel hemtürlerim(!) Ne zaman içinizdeki son merhametin de damlası düştü, şefkat pınarınızı nasıl kuruttunuz, insanca vasıfları ezberinizden ne zaman çıkarttınız?


Tüm bunların yanında sen dostum, içinden geldiğince yardımda bulun bir sonrasını düşünme. Sakın sırf primci damgası vururlar endişesiyle yaşama . Bir şeyin doğrusu unutulmuşsa ve hatırlatılmaya ihtiyacı varsa ilk meşale senden dostum. Bazı şeylerin doğrusu neyse odur, lamı cimi olmaz. Senden hesap soranlara inat, üzerine etiketli gömlekler giydirmeye çalışanlara inat daha da derinden ve yüksekçe bağır. ‘’İnsan olmayı hatırlatmak gerek!’’


Hepinizi gönülden seviyorum. Evet birçoğunuzu tanımıyorum ama bana; insanları sevmemek için bahane yerine, insanları sevmek için bahane lazım. Sevgini gösterme yolunda sakın geri adım atma. Hayat kısa ve kimsenin yarını için teminatı yok. Sevdiğin birine bir daha canlı kanlı olarak onu sevdiğini söyleme şansın olmayabilir. Ve her şansı değerlendir dostum.

Yeni yarınını eski yarınlarına benzetmemek adına bir söz vermeni bekliyorum. Şu an sana en yakın bulunan kişiye onu sevdiğini sözlü ve fiziksel olarak göstermeni de bekliyorum. Mesela git annene ve babana sarıl ve onların senin hayatındaki anlamını söyle, unutma onları sevdiğini söyle. Unutmadan sizleri seviyorum :)



Kalın sağlıcakla, mutlulukla, huzurla...
13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör