CENNET BAHÇESİ GÖBEKLİTEPE

Cennet Bahçesi Göbeklitepe


İnsanlık tarihi adına şimdiye kadar bildiğimiz, duyduğumuz tüm bilgileri tekrar gözden geçirmemize sebep olan Dünya’nın İlk Tapınağı olan Göbeklitepe Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda, Örencik köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur.

1994’te sürüsünü otlatan bir çoban, Şanlıurfa’nın 22 km kuzey doğusundaki Göbekli Tepe’de dikdörtgen şeklinde üzerinde oymalar olan taşlar buldu, yetkililere götürdü. İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü görevlisi Klaus Schmidt, bölgeye giderek incelemelere başladı.

Gün ışığına çıkarılmasından bu yana 20 yıldır kazılar devam etmekte ve bulunan her kalıntı yeni bir şaşkınlık uyandırmaktadır. Yapılan bu kazılar sonucu 19 yılda toplam 6 tane tabaka ortaya çıkarılmıştır. Yapılan araştırmalarda 20 adet tabakanın daha olduğu tespit edilmiştir. Göbekli Tepe, Neolitik Dönem’e ait olan en eski yapı ve aynı zamanda bilinen ilk ibadethane özelliğini taşımaktadır.


Hazreti İbrahim’in Tapınağı olduğunu, Sirius’a tapmak için inşaa edildiğini, henüz bütün sırları aydınlatılamayan Stonehenge ile paralel ve benzer bir inanç olduğunu söyleyen arkeolog, tarihçi, astronomlar var. Göbeklitepe için dünyanın en eski tapınağı, “Dinin doğdu yer” ve hatta “Cennet Bahçesi” (Aden Bahçesi) deniliyor. Tarih kitaplarını tamamen değiştirdiği gerçek ama “Cennet Bahçe”si olabilir mi?

Alman arkeolog Schmidt, kutsal kitaplarda yer alan Adem ile Havva’nın kovulduğu Cennet Bahçe’sini Şanlıurfa’da olduğunu iddia ediyor. Göbekli Tepe’nin kutsal kitaplarda tasvir edilen yer olduğunu ileri süren arkeolog Klaus Schmidt, bulguların bunu ispatladığını savunuyor. Schmidt, 14 bin yıl öncesine ait buluntulardan yola çıkıp Adem ile Havva’nın yasak elma ağacının meyvesinden yiyerek kovuldukları yerin “Göbekli Tepe” olduğunu ileri sürüyor.

Göbeklitepe de dikkat çeken bulgular

Göbeklitepe’deki tapınakları tasarlayanlar ve inşa edenlerin kim oldukları hala kesin olarak bilinmiyor. Bazı arkeologlar avcı toplayıcı olan bu topluluğun şamanik bir düzende organize olduklarını tahmin ediyorlar, yani tüm bu düzenin ardında şaman bir din lideri var. Ancak diğer bir görüş şaman liderlerin daha çok Antik Mısır’dan bildiğimiz özel bir rahip sınıfına dönüşmüş olduğu yönünde. Bu görüş bugüne kadar bilinen bilimsel verilerden çok daha önce toplumsallaşmanın gerçekleştiğini, insanların hiyerarşik düzende belirli sınıflara göre organize olduklarını ortaya koyuyor.

Boyları 3 ila 6 metre arasında değişen T biçimindeki sütunların taşınıp dikilme işlemlerinin de bu organizasyon sonucu gerçekleştiği tahmin ediliyor. Yani her işlem için belirli bir grubun çalıştığı ve idareci rahiplerin tüm topluluğu ve aynı zamanda törenleri yönettiği bir sistem olasılığı öngörülüyor.

Kazı başkanının hipotezi ise Göbeklitepe’nin ölü gömme yeri olduğu yönünde. Her ne kadar şimdiye kadar ölülere ait kemikler bulunmasa da zeminin altında ya da henüz kazılmamış duvarların arasında kalıntılar olma ihtimalinden söz ediliyor. Bu görüş Göbeklitepe’de yapılan tüm ayinlerin ölü gömme töreni olduğunu ve bu törenler sebebiyle büyük bir grubun bir araya geldiğini savunuyor.

GÖBEKLİTEPE’DE ÇIKAN SEMBOLLER VE ANLAMLARI:

A-F YAPILARINDA YER ALAN FİGÜRLER,SEMBOLLER VE ŞİFRELERİ:


Dikili taşların üzerindeki kimi arkeoloğa göre insan kollarını, kimilerine göre ise töreni icra eden din adamının atkısını Betimleyen şekiller vardır. Bu kollar dikilitaşın baş bölümünün bitiminden başlamakta ve gövdeyi dolanarak ön tarafta birleşmektedir. Ön tarafta görünen şekiller ise kimine göre el, kimine göre de püskülleri tasvir etmektedir. Ancak bu şekil dikilitaşların tamamın da yoktur.



Yine motifler üzerinden hareket edecek olursak, dikilitaşlar da yılan, yılan ağı ve koç motifleri bir arada kullanılmıştır. Dİkilitaşın üst tarafında görülen bir yılan ağı ya da örgüsüne ait olduğu sanılmaktadır. Altında yer alan dört ayaklı hayvan ise büyük ihtimalle bir "Koç" dur. Koç motifinin MÖ 2. bindeki Hitit yazılı kaynaklarındaki "her şeyin suçlusu (günah keçisi)" olabileceği değerlendirilmektedir. O zaman bu dikilitaşta her insan için korkutucu olan "yılan ağının" "kötülük" "Koç'un" ise "her şeyin suçlusu" anlamında bir dinsel tören tasviri olduğunu iddia edebiliriz.



Özellikle dikkat çeken bir sembol ise Turna'dır Turna su kuşudur ve Fırat- Dicle Vadisinde sıklıkla bulunur. Antik dönemde bereket tanrıçası Demeter'in kutsal hayvanıdır ortaya çıkması yeşermenin ve tohum atmanın zamanı geldiğini gösterir. Turnalar tek eşli olarak yaşarlar ve birlikte dans ederler Buradan tek eşli yaşamın Göbeklitepe'de başlamış olabileceği sonucunu çıkaran Arkeologlar mevcuttur.


Boğa, tilki ya da yılan sembolleri tehlikeleri ‘’ kovucu bekçi’’ sembolleri olarak da kabul edilebilir. Bu durumda Göbeklitepe bir ölü kültü anıtları alanı olabilir. Göbeklitepe'de en çok rastlanan figür yılanlara aittir. Yılan taşıyan bir baş heykeli Nevali Çori’de bulunmuştur. Resim itibarıyla zehirli engerek yılanına benzemektedir. İnsan başı ile birlikte düşünüldüğünde yılan Taşıyan güçlü koruyucu olarak anlaşılabilir. Bu yılanlı insan başını göbeklitepe'deki dini ritüelleri yöneten şamanlardan birisine ait olduğu İleri sürülmektedir.


Özetlemek gerekirse göbeklitepe'de T dikilitaşların da gördüklerimizde öncelikle bir soyut Sembol söz konusudur H biçimindeki işaretler ve 90 derece çevrilmiş versiyonlar, daire, yatay ve dikey konumdaki yarım ay, yatay şeritler, boğa ya da koçbaşı, yılan ve yılan yumağı, Asya aşağı, Ceylan tilki, keçi sürüngen olarak tanımlanabilecek dört ayaklılar Böcekler ve örümcekler görünmektedir




KAYNAKÇA :

https://www.kenanyelken.com/gobekli-tepe-figurler-semboller



79 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör